24 Ocak 2016 Pazar

Muhabbetime Doyum Olmuyor

HEYYAAA!!!
Visnelikiraz'ınız Sakarya'da canlar. Hava buz gibi soğuk, her yer bembeyaz. Kar durmak bilmiyor. Odam buz gibi peteğim cayır cayır yanıyor aslında ama oda ısınmak bilmiyor bayağı soğuk. Çarşambadan sonra daha da artacak diyolar kar. Cuma eve dönene kadar dinsin ve yollar kapanmasında.
Dün saat akşam sekizdi otobüse bir bindim vurdum kafayı uyudum ara ara uyanıp biraz oturmalar, molalarda da tuvalete koşturmak dışında neredeyse tüm yolculuğu uyuyarak geçirdim birde ne zamandır okumak istediğim blogger arkadaşları okudum. 
Üç yazımdır full muhabbet havasında gidiyorum günlüğe döndürdüm iyice burayı inşallah sıkmıyorumdur. 
Canım erik istiyor. Evet bu mevsimde. Hem erik bu insanın canının çekmesinin mevsimi olur mu? 
İki de mim aldım onu yazmak istiyorum aslında üç aşağı beş yukarı ne yazacağımda belli ama ancak şu bütlerden sonra konsantre olurda yazarım. O değil her yazımda mutlaka o bütlerden bahsediyorum bahsetmesem ölürüm çünkü. - Bu arada ben bu satırları yazarken mor hırkalı kankeytom odama gelip bardağımı aldı bana sıcak çikolata yapacakta :) - 
Her ne ise son zamanlarda aklımda olan bir diğer şeyde içerik konusu. Şuan araştırma aşamasındayım ama sizinde istediğiniz bir şey varsa aşağıya yazın lütfen düşünceleriniz çok kıymetli. 
Öpüldünüüzz :)

                               



22 Ocak 2016 Cuma

Bir Masal vardı Aklımı Aldı

Geceniz hayrolsunlar efenim,
Nassınız iyisinizdir inşallah? Bana sorarsanız ben nasılım bilmiyorum. Beynim zonkluyor. Bugün fazla da ders çalışmadım aslında ama stresten doldu herhalde. 
Ulan az daha bilet bulamayıp bütünlemelerime giremiyordum. Tam zamanında gitmişim de biletimi aldım Cumartesi go to Sakarya. ( İngilizcem akıyor yine) 
Bir de bugün başıma ne geldi bilin. Sen telefonu klozete düşür, telefon felç.
Annem bir yandan söylenir ben bir yandan kahrolurum falan giden gitti tabii. - Annemin sinirli olduğunu da söylemiştim önceki yazımda değil mi? - Tartışma kopuverdi tabii annemle hemen aramızda. Ama kadın haklı yahu! Bu benim bu işi ilk yapışım değil ki. Aynı haltı daha önce de yedim ben. 
Neyse Allahtan burs çıktı gidip şimdi yarın faturamın üzerine alıcam inşallah telefon sonrada paşa paşa ödeyecem onu. Ha bu ara da daha babama açıklaması var olayı kendisi vardiyalı çalıştığından gecede şuan vukaatımdan haberdar değil.
Ne güzel de gün geçirmiştim halbukisi. Zaten herkeste klasiktir güzel günün ardından illa kötü bir şey olur.
Benim aklımı da bizim Zilloş aldı aslında. Bizim Zilloş = Dayımın 3 yaşındaki kızışı Masal hanım.
Bir tatlı görseniz yersiniz, gerçi size yerken "hayyyıııııyy!! beni hemen yeye bıyaaak!! pişlikk!!" diye bağırabilir sonra daha çok yersiniz.
Bugün evcilik oynadık Zilloş'la kendileri annem oldu "anneşiii ye hadiiy" diye bana yemek yedirdi sonra da "anneşinin balı" diye kafamı da okşamayı ihmal etmedi. Resmen zeka küpü.
Her ne ise. Öyle bir şeyler karalayayım dedim. Şimdi gidiyorum. Son cümleyi kurunca da aklıma Kazım Koyuncu geldi " İşte gidiyorum bir şey demeden arkamı dönmeden şikayet etmeden..." Aşağıya da ekleyeceğim şimdi türküyü. İyi geceler ola...


Dinlerken, klibi izlerken nasılda duygulandım. Ne güzel insanmışsın be.

21 Ocak 2016 Perşembe

VİŞNE VE KİRAZ ANLATIYOR

HEYYAAA!!!
Herkese iyi geceler,
Gerçi muhtemelen bir çoğunuz sabah okuyacak ama olsun şuan gece ve saat 02.23 suları.
Günlerdir aklımda blog var. Eve gelip sakin kafayla yazmanın hayalini kurarken bütünleme belasına ders çalışmaktan kafa kaldıramaz oldum, günde iki saate tahammülü olmayan ben yedi saate falan çıktım. Dua edin bana bütleri geçeyim, geçemessem yandım. Bu iş, okulu uzatmaya kadar gider. Her ne ise. Dedim bari çalıştıktan sonra yazayım falan bitirdim işte bilgisayarı kucakladım yatağıma yerleştim, bir baktım bilgisayarın şarjı bitmiş ulan hangi ara bittin insafsız! Bende üşendim tabii onu şarja takmaya dedim bari telefondan iki kelime karalayayım da keyfim gelsin.



Kafamın içi Agustinuslar'la, Eriganalar'la, İbn-i Rüştler'le doldu taşıyor. Onlar kim demeyin bilgilerim taze burası da bütlerimden nasibini almasın.

Bu arada çekiliş hediyelerim yerlerine ulaşmış, çok güzel resimler ve güzel dilekler aldım. İnsan deli mutlu oluyor böyle güzel şeyler duyunca hepsini seviyorum, ben onlara teşekkür ediyorum bunuda burdan bir kez daha demiş olayım. Ve şununda haberini vereyim zaman zaman benzer çekilişler olacak.
Ne demiştim eve geldim. Ulan huzur bu resmen. Kendi yatağım, kendi üçlü koltuğum, canım kumandam. Kuşumuz, balıklarımız, çiceklerimiz...
Canım annem... En çok anneme hasret kalıyorum vallahi. Anne değil dost benimkisi resmen. Biraz sinirli bir dost ama iyi bir dost tanısanız seversiniz ayrıca bence dünyanın en akıllı annesi bende!
Cumartesine kadar burdayım sonra hoopp yine Sakarya. Bir hafta da bütünleme derdine orda takıldım mı yine bir ay, evimde bana kalır. Sonra kitaplarıma ve izlemediğim filmlere vericem kendimi. Resmen kitap okuma hayali kuruyorum son günlerde.


Karma karışık konuştum durdum. Ama anlayışınıza sığınıyorum kafam çılgın şekilde dolu malum.

Sevgiyle kalın efenim... Öpüldünüz...

15 Ocak 2016 Cuma

Sinema Filmleri / Gittiklerim ve Gidecek olduklarım / Yorumlar :




Merhabalar,
  Bir kaç dakika önce cüzdanımı karıştırırken içinden çıkan sinema biletlerini görünce bu konu ile alakalı yazı yazma fikrine kapıldım. Bu sıralar neredeyse yaptığım tek şey sinemaya gitmekti. Bir çok filme gittim ve hala gidecek olduklarımda var. 
Direk konuya gireyim malum liste biraz kabarık.



Filmin adı : Düğün Dernek 2 : Sünnet
Vizyon Tarihi : 04.12.2015
Yönetmen : Selçuk Aydemir
Oyuncular : Ahmet Kural, Murat Cemcir, Rasim Öztekin
Tür : Komedi
    İlk film de oğlunun düğününü yapan İsmail bu defa da torunun sünnetini yapmak için kolları sıvıyor ve ekip yeniden bir araya geliyor. Tabii bu da bir çok komik olayları beraberinde getiriyor. 
Ciddi anlamda çok eğlendiğim bir film oldu arkadaşlar. Oyunculuklar tabii ki üst düzey. Zaten ilk filmi eminim bir çoğunuz izlemiştir o yüzden fazla uzun tutmuyorum.
Zaten çıkalı çok olduğundan yakında vizyondan da kalkacaktır kaçırmadan izleyin derim :)





Filmin Adı : Kocan Kadar Konuş: Diriliş
Vizyon Tarihi : 01.01.2016
Yönetmen : Kıvanç Baruönü
Oyuncular : Ezgi Mola, Bülent Yıldırım, Hümeyra
Tür : Komedi
   Efsun'un Sinan'a evlenme teklifi etmesiyle düğün süreci başlıyor ve film bunun üzerinde ilerliyor. Düğün ve evlilikle alakalı hiç bir şey Efsun'un hayalinde ki gibi olmayıp bir de tabiri yerindeyse Sinan'ın babaannesinin sürekli gazabına uğramasıyla her şey Efsun için kabusa dönüyor. Fakat tahmin edersiniz ki bu kabus biz izleyiciler için biraz komik. 
İlk filmi izlemişmiydim izlememişmiydim hatırlamıyordum giderken ama bu devam filmini izleyince gördüm ki ilkini izlemeden de gayet anlaşılır oldu film. Filmin sonunda biraz ağlamaklı olsam da bayağı eğlendim, bu arada ben zaten Ezgi Mola'ya bayılırım kızı görünce zaten gülesim geliyor bir de komedi filminde olunca siz düşünün. Vizyondan kalkmadan bir gidin görün derim :) Ben izledim bir de filmin bir kısmının geçtiği Taraklı'yı gidip gördüm, sizde gidip görün süper bir yer orayla alakalı da en kısa zamanda kısa bir yazı paylaşacağım sizlerle :)



Filmin adı : Delibal
Vizyon Tarihi : 25.12.2015
Yönetmen : Ali Bilgin
Oyuncular : Çağatay Ulusoy, Leyla Lydia Tuğutlu, Hüseyin Avni Danyal
Tür : Romantik, Dram
   Film Mimarlık bölümünde öğrenci olan Barış'ın (Çağatay Ulusoy) kızımız Füsun'a (Leyla Lydia Tuğutlu) aşık olmasıyla başlıyor. Daha sonra zaten ikilinin büyüleyici aşkını görüyoruz film boyunca. 
Ben açıkçası Leyla'nın başlangıçta ki oyunculuğunu pek beğenemedim. Yine de film çok iyiydi. İki kez gidip ikisinde de salya sümük ağladım. Açıkça bir kere yetmiyor böyle ilk seferde içimde eksik bir yan kaldı bir kez daha izleyince tamamlayabildim. Filmde yine Çağatay'ın sesinden Sezen Aksu'ya ait bir şarkı dinliyoruz, film çıkışı herkesin diline takılacak bir şarkı oluyor bu :) Ve bir de filmde Leyla'nın şarkı söylediği bir kısım var, yönetmenin verdiği röpörtajdan dinlediğim kadarıyla ses kendisine ait ve gerçekten çok iyi bir sesti. Hatta sesi çok iyi olduğundan bozmak için oynama bile yapmışlar üzerinde. Filmin sonu çok beklenmedik değil fakat yine de ağlama garantili diyebilirim. Bu arada bilmeyenler için söylüyorum yönetmen Medcezir'in de yönetmeni idi. Vizyona gireli bayağı oldu çıkmadan yetişin derim. Ben ikinci kez geçen hafta gittim salon hala tıklım tıklımdı.


Filmin Adı : Nadide Hayat
Vizyon Tarihi : 18.12.2015
Yönetmen : Çağan Irmak
Oyuncular : Demet Akbağ, Sevil Akı, Efecan Şenolsun
Tür : Dramatik Komedi
Alıntı Özet"Nadide Hanım, 30 yıllık hayat arkadaşını ani biçimde kaybedince, hayat karşısında ne istediğinin boşluğunu yaşar. Bir dönem kendisine hobiler edinmeye çalışsa da, hepsi birer geçici heves olarak kalır. Dikiş kursundan, koroya; gezilerden kabul günlerine hiçbir aktivitede aradığı mutluluğu bulayan Nadide Hanım, gazetede gördüğü bir haberle kendisini önce okul sıralarında, ardından mavi sulara kendini atar. Bir grup genç ve gizemli bir kaptan ile "yeni bir başlangıca" yelken açar!"
   Henüz gitmediğim bir film olduğundan yorum yapmanın doğru olacağını düşünmedim bu yüzden direk alıntı yaptım. Fakat şunu söyleyebilirim en başta Çağan Irmak filmi ve benim hayran olduğum yönetmenlerden birisi olduğundan güzel bir film olduğunu düşünüyorum bunun dışında Demet Akbağ'ın oyunculuğuna da bayılıyorum, izlemekten çok keyif aldığım bir oyuncu ve bu filmde de çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Umarım vizyondan kalkmadan sinemada izleme fırsatım olur. Bu fırsatı yakalayamassam eğer internete düşmesini bekliyor yada gidip dvdsini alıyor olacağım.


Filmin Adı : Star Wars: Güç Uyanıyor
Vizyon Tarihi : 18.12.2015
Yönetmen : J. J. Abrams
Oyuncular : Daisy Ridley, John Boyega, Adam Driver
Tür : Macera, Aksiyon, Bilim Kurgu
Alıntı Özet : " Filminde bu seriye yeni katılan Rey ve Finn karakterlerinin çevresinde şekillenen, Karanlık Taraf olan İlk Düzen'den (First Order) kaçarak hayatta kalma ve droid BB-8'e verilen gizli görevi yerine getirme öyküsü, Güç'ün yeni sahibine seslenmesiyle de farklı bir boyut kazanıyor.  "
   Açıkçası önceki filmleri izlemediğimden -utanan surat- alıntı yapmak istedim. Bana kalırsa film gayet standarttı sadece film hakkında duyduklarım yüzünden beklentimi pek karşılamadı. Zaten filmin fanları da bu son filmden pek memnun kalmadıklarını söylüyorlar. Yine de söylemem gerekir ki eğer sürekli bu film hakkında çok güzel olduğuna dair şeyler duymasaydım beklentimi karşılardı ve sanırım buraya çok iyiydi,harikaydı falan yazardım. Siz yine de mutlaka izleyin. Ben şu tatile bir girelim en baştan başlayıp izleyeceğim bakarsınız o zaman tüm seri hakkında kısa bir yorumlama yazısı falan yazarım. Bunun hakkında yazabileceklerim bu kadardı. Hala vizyonda mı aslında emin değilim eğer öyleyse bir gidin izleyin, fikriniz olsun derim. Ha bir de şu BB-8 aşırı tatlı ısırmalık bir şey :)


Filmin Adı : Baskın: Karabasan
Vizyon Tarihi : 01.01.2016
Yönetmen : Can Evrenol
Oyuncular : Görkem Kasal, Ergun Kuyucu, Muharrem Bayrak
Tür : Korku
   Klasik korku filmi havasında başlıyor aslında. Bu defa bir grup genç değil bir grup polis memuru kurban durumunda. Yolda kaza yapıyorlar ve başlarına gelen olaylar sinsilesi.
Ben pek beğenemedim sanırım, birazda anlayamadım aslında. Yani sonunda gördüğümüz o yaratık mı desem kişiler mi desem ne idi ne oldu falan. Kafam karıştı. Sanırım anlamak için bir kez daha izlemem gerekecek. Peki ya izler miyim? Açıkcası izlemem. Böyle korku veren olaylar yok aslında. Biraz kan ve birazda psikolojik baskı var. Filmden çıktığımda son derece içim sıkılıyordu. Normalde ben Türk korku filmi de sevmem. Youtuber var bir tane Ruhi Çenet diye biliyorsunuzdur muhtemelen o videolarında çok bahsediyor diye gitmiştim ama umduğum gibi olmadı. Bir de Amerika da vizyona giren ilk Türk korku filmi olduğunu duydum doğrumu bilemiyorum ama beni cezbettiğini söyleyemem. Ha bu arada aynı yönetmenin aynı adlı kısa filminden uyarlama imiş film. Bence gitmeyin. :)


Filmin Adı : Creed: Efsanenin Doğuşu
Vizyon Tarihi : 08.01.2016
Yönetmen : Ryan Coogler
Oyuncular : Michael  B. Jordan, Sylvester Stallone, Tessa Thompson
Tür : Dram, Sport Event
   Arkadaşlar hepimizin bildiği Rocky varya hani boksör olan. Onunla aynı mecradan olan efsanevi boksör ve Rocky'nin çok yakın arkadaşı Apollo Creed'in oğlunu konu alıyor film. Onun babası gibi olmak için verdiği mücadeleyi daha sonrasında Rocky ile tanışıp bir araya gelmesini ve iyi bir boksör olmak için yaptıklarını. Ben bu tarz filmleri pek izlemem. Erkek arkadaşım istediği için gittik ve ben bayağı bir sevdim. Çok heyecanlı, aksiyonlu ve çok güzeldi. Film beni içerisinde barındırdığı tüm duygulara sokabildi. Hatta bir ara boks maçı sırasında içimden hadi be vur falan dediğimi hatırlıyorum. Ben sevdim sizde mutlak suretle bir gidin görün diyorum. Rocky'i konu alsa idi klişe diyebilirdim fakat bu defa Rocky'i yaşlı ve eğitmen koltuğunda görmek çok hoş oldu. Zaten vizyona yeni girdi bir süre kalır diye sanıyorum. Ben sevdim, sizde seveceksiniz. :)


Filmin Adı : Victor Frankenstein
Vizyon Tarihi : 11.12.2015
Yönetmen : Paul McGuigan
Oyuncular : James McAvoy, Daniel Radcliffle, Jessica Brown Findlay
   Bildiğimiz Frankenstein hikayesi aslında bakarsanız ama ben bayıldım. Oyunculuklar çok iyiydi ve senaryodan zeka akıyordu. Bir de asıl önemli şey olan, olması gereken yerlerde hikayeye bağlılık beni kalbimden vurdu.
Bunun dışında hikaye Victor Frankenstein'in kambur İgor'u sirkten kurtarması ile başlıyor ve yine Frankeinstein'in ölümün önüne geçme ve sonsuz yaşam oluşturma takıntısı ile devam ediyor.
Ben filme bayıldım, bir aydır izlediğim en iyi film bence bu idi. Vizyondan kalktı tabii fakat siz yine de evinizde otururken falan bir izleyin derim. Ben sanırım bir kaç kez daha izleyeceğim.
Bu arada çok duyduğum bir yanılgıyı da sizinle paylaşmak istiyorum arkadaşlar o da şu. Frankenstein, canavarın değil canavarı yapan bilim adamının soyadı.
Ayrıca film de Radcliffle oynuyor daha ne olsun :)

Filmin Adı : The Hateful Eight
Vizyon Tarihi : 08.01.2016
Yönetmen : Quentin Tarantino 
Oyuncular : Samuel L. Jackson, Kurt Russell, Jennifer Jason Leigh 
Tür : Western
   Ben buna henüz gidemedim maalesef fakat en kısa zamanda gitmeyi düşünüyorum. Açıkçası gitmeyi istemekte ki tek sebebim de Tarantino'nun yönetmen oluşu. Onun ne kadar usta bir yönetmen olduğunu zaten konuşmaya gerek yok. Ben bu filminde çok iyi olduğuna eminim.
Alıntı Özet : " Western türündeki film, İç Savaş'ın bitmesinden altı, sekiz ya da 12 yıl sonra, bir grup yabancının, tipiden kurtulmak için dağdaki bir konaklama yerine sığınmasını ve gizli bağlılıkların hayatta kalmalarını tehdit ettiğini anlamalarını konu ediyor. The Hateful Eight’te bir posta arabası, kış soğuğu yaşayan Wyoming’den geçer. Yolcular, cellat John Ruth ve yakaladığı kaçak Daisy Domergue, Domergue'nun adalete teslim edilmesi için Ruth'un "Cellat" olarak bilindiği Red Rock kasabasına hızla yol alır. Yolda iki yabancıyla tanışırlar: Biri, kötü şöhretli bir ödül avcısı olan, zenci bir eski federasyon askeri Binbaşı Marquis Warren ve diğeri de kasabanın şerifi olduğunu iddia eden güneyli haydut Chris Mannix. Tipide yollarını kaybeden Ruth, Domergue, Warren ve Mannix, bir dağ geçidindeki konaklama yeri olan Minnie's Haberdashery'ye sığınır. Minnie's'e vardıklarında onları mekânın sahibi değil, dört yabancı karşılar: Minnie annesini ziyaret ederken Minnie's'e göz kulak olan Bob, Red Rock celladı Oswaldo Mobray, Kovboy Joe Gage ve Müttefik Sanford Smithers. Fırtına, dağdaki konaklama yerini etkisi altına alırken, sekiz gezginimiz, Red Rock'a hiç varamayabileceklerini öğrenir. "


Benim bu ayım bu filmlerle geçti şuan sadece burada da yazdığım gibi bu listeden sadece iki filmim kaldı. Bunun dışında yarın da vizyona çok iyi filmler giriyor bir aksilik çıkmaz ise onları da en kısa sürede izleyip buraya yazacağım. Bu arada reklam gibi olmasın -gerçi para almadığıma göre olmaz :)- Pazartesi ve Perşembe günleri Genç Turkcell'lilere Cinemaximum'lar da bir bilet alana bir bilet bedava. Böyle gidin bir filme gideceğinize haftada iki filme gidin ucuza getirin :)

İyi geceler :)



14 Ocak 2016 Perşembe

ÇEKİLİŞ SONUCU :)

 
   14 Ocakta çekilişin biteceğini yazmıştım ve malum bugün 14 Ocak yani çekiliş sona erdi arkadaşlaar.

   Biraz üzgünüm bu çekiliş konusu hakkında aslında. En çok okunan postum bu oldu ve neredeyse 300'e ulaştı okunma sayısı. 
   Acı olan ne biliyor musunuz?
Bu 300 kişiden sadece 5'i katıldı çekilişe. Biriside zaten benim erkek arkadaşımdı. Yani sadece 4 kişi. 
   Çok acı değil mi 300 kişiden sadece 4? 
Yani insanın 5 dakikasını almayacak mini minnacık bir şey. Burada ki mesele zaten çekiliş olsun da değildi. Mesele bir çok sokak hayvanına ulaşabilmek pek çoğunun karnını doyurabilmek, bir günlerini de tok karınla geçirmelerini sağlamaktı. Biliyorsunuz ben açım diyemiyorlar, dertlerini anlatmak onlar için çok zor. Çoğu zaman karınlarını doyurmak için çöpleri karıştırmak zorunda kalıyorlar artık bahtlarına ne çıkarsa. Hatta çok şahit olduğum bir şey daha var ki çoğu zaman karınlarını doyurmak için bir parça yemek için bir birlerini parçalıyorlar. Ben sadece bir canlının, bir günüde, bunları yaşamadan, mücadele vermeden geçsin istemiştim. 

   Her neyse yine de eminim çekilişe katılmamış olsa dahi ulaştığım kişiler var, en azından içini cız ettirdiğim, vicdanına az da olsa dokunduğum birileri olduğunu biliyorum. Duyarlı olan herkese çok teşekkür ediyorum, olmayan var ise de rica ediyorum duyarlı olsunlar bu çok çok önemli bir konu.

Hayvanlar bizim bu dünyada komşularımız unutmayalım ve komşun açken sen tok uyumamalısın.

 Neyse gel gelelim günün neşeli olan anlam ve önemine :
  
   4 kişi katıldı zaten -erkek arkadaşım hariç onu saymıyorum :) Ona başka bir süprizim var katılıp beni sevindirdiği için bunu da buradan kendisine duyurmuş olayım :)- , 4 de hediye vardı. 
Hediyeleri 4 kişi arasında çekilişle dağıttım.
Katılan o 4 kişiye sonsuz defa teşekkür ederim güzel kalpleri için. Katılmayıp eminim bu güzel kalbe sahip olanlar vardır onlara da teşekkür ediyorum. 

Kimin ne kazandığını yazacağım şimdi. Bunun dışında kazanan arkadaşlara hediyeleri kargolamak adına adresleri için hemen bu yazının paylaşımının ardından ulaşacağım.

Selin Yılmaz - Kupa 
Meryem Çandır - Dekoratif Oda Kokusu 
Cafe Tigris - Duj jeli ve ojeler 
Siyah Kuğu - Kitap (Enis Batur- Bir Basit Es*) ve Ajanda


Tekrardan katılım gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim. Güzel günlerde kullanın inşallah :)
Herkese mutlu ve iyi geceler :)

6 Ocak 2016 Çarşamba

ÇEKİLİŞ BAŞLASIIINNN!!!!!! (KAPANDI)

Herkese iyi geceler, 
Sabah okuyacak olanlara günaydın,
Yarın gün içinde okuyacak olanlara iyi günler,

   Şuan saat  01:28 ve benim bir hayli uykum geldi, yorucu bir gün idi. Finallerim başladığından gün içinde finallere çalıştım akşam finalime girdim daha sonrasında sizin için dün başlamış olduğum alışverişime devam etmek üzere oda arkadaşım eşliğinde alışverişe gittim. 
Neler neler beğendim bir bilseniz fakat tabii hepsini alacak halimde yoktu. Sizin için bayılarak bir kaç şey seçtim. 
   Bu arada çekilişin başlangıcı bu kadar geç bir saate kaldığı için üzgünüm. Alışveriş daha sonra hediyelerin fotoğraflanması vs derken bayağı uzadı, bu kadar zor olacağını tahmin etmiyordum doğrusu. Şikayetçi miyim peki? Hayır. Hediyeleri seçerken, fotoğraflarken bir hayli eğlendim.
Her neyse lafı çok uzattım. Gelelim sizin için seçtiklerime :


   Sizin için seçtiklerimin ilki Esse Home'dan almış olduğum bu oda kokusu. Bu kokuların oldukça dekoratif olduğunu düşünüyorum. Alırken kokusuna aşık oldum doğrusu. Tarçın ve Portakal kokusu yazıyor üzerinde. Artık ne olursa olsun bence muhteşem kokuyor. ( Arka plandaki ayıcık ise benim hayattaki ilk oyuncağım olan yumoş. Yumoş merhaba de oğlum! :) )


   İkinci seçimim ise yandaki resimde görmüş olduğunuz kupa. Onu da yine Esse Home'dan deli severek aldım. Alt kısmı mor üst kısmı beyaz renk. 
   Bu soğuk havalarda böyle bir kupa ile Salep yada kahve içmek muhteşem olabilir. (Aynısından kendimede alacağım :D)



Üçüncü hediyem ise bir kitap ve ajanda.
Kitabın adı : Bir Basit Es*
Kitabın yazarı : Enis Batur
Basım evi : Kırmızıkedi
Kitabın Özeti : Eğer, bir kış sabahı, trenin bir iki dakikalığına durduğu uzak bir ülkenin taşra istasyonundan binen tek yolcu karşındaki boş koltuğa oturur ve çantasından senin yıllar önce yazdığın bir kitabı çıkarıp okumaya koyulursa, şaşırma: Bu sahne başka bir yazar tarafından senin için yazılmıştı.
   Arka yüzdeki bu kısa özet beni bir hayli heyecanlandırdı. Kazanıp okuyan kişiden yorum bekliyor olacağım.
   Ajanda ise normal ajandalardan farklı olarak içerisinde bazı ilginç rüya hikayelerini vs barındırıyor. Bana çok hoş geldi ve sizler için alıverdim. Umarım sizlerinde hoşuna gider.


   Sizler için seçtiğim son hediyelerim ise Marseiliais markasına ait Mandalina ve Misket Limonu kokulu bu duş jeli -aşırı aşırı güzel bir kokusu var- ve 3 adet benim bayıldığım ojeler. 
İlki Kalyon'un 233 numaralı bej rengi ojesi.
Diğerleri ise Alix Avien markasına ait 293 ve 62 numaralı ojeler.
293 olan koyu bir petrol yeşili, gerçekten harika bir renk. Ben bayılarak kullanıyorum. Özellikle iki kat sürümde müthiş bir sonuç veriyor.
62 numara olan ise koyu bir bordo. Yine muhteşem bir renk. Özellikle bordo kışın vazgeçilmezi olduğundan ben bayıldım. Umarım sizde seversiniz.


    Gelelim şimdi katılım şartına.
    Katılım için tek bir şartım var oda şu:
   Malumunuz havalar buz gibi ve sokakta bir çok hayvan var ve bir çoğu aç.
    Bu yüzden sizden istediğim  isteğinize bağlı olarak artan yemeklerinizden, ekmeklerinizden veya belki mama alarak evlerinizin önüne sokak hayvanları için bir kap yemek koymanız veya aynı şekilde kuşlar için camlarınızın önüne bulgur, buğday vb yiyecek bir şeyler koyup, koyduğunuza dair bir fotoğrafı bana ulaştırmanız. Aksi taktirde çekilişe katılma hakkı elde edemessiniz.
   ***Çektiğiniz resim ile birlikte adınızı, soyadınızı veya kullanıcı adınızı bana aşağıda yazmış olduğum bağlantıların herhangi birisinden mesaj yolu ile ulaştırmanız. Çekiliş 14 Ocak Perşembe günü son bulacaktır.***
Alakanız için teşekkür ederim.
İnstagramhttps://www.instagram.com/visnelikiraaz/
Facebook : https://www.facebook.com/Slnogzhn
Mail : slnogzhn@hotmail.com
Twitter : https://twitter.com/visnelikiraaz

4 Ocak 2016 Pazartesi

ÇEKİLİŞ DUYURUSU :)




Merhaba arkadaşlar,
   Sizinle kısa bir şey paylaşıp hızlıca köşeme çekileceğim bugün.
Ben bloga başlarken beni yirmi kişi okusa kârdır diye başlamıştım açıkcası. Yani hedefim sadece bir ayda yirmi idi. Fakat şimdi neredeyse bini görmek üzereyim ve bundan dolayı inanılmaz mutlu ve de   minnettarım. 
   Minnettarlığımın göstergesi olarak sizler için bugün alışverişe çıkacak ve bir kaç şey alacağım. Bini gördüğüm andada çekiliş başlatıp buradan sizlere duyuracağım. Şimdiden bilgilendirme yapmak ve görmeyen duymayan kalmasın dedim. 

   Herkese mutlu günler :)

1 Ocak 2016 Cuma

BİR AĞUSTOS AYI HEDİYESİ



^^ Yeni yılın ilk günü. 01.01.2016 ^^



   Hayatım boyunca aldığım en güzel hediye bir Ağustos ayında idi.  O hediye zamanla bana daha güzel hediyeler verdi. Bir güzel söz, bir güzel şarkı, bir güzel anı…

Bugün onun hakkında yazmak istiyorum.

   Dün geceden beri zırıl zırıl ağlıyorum mutluluktan. Dün ki yazımda da söyledim ya yeni yıla girecek olmak benim için çok kıymetli diye. Öyle kıymetli bir gün yaşadım ki.
Mutluluk elime bir kağıt verdi, okudum. İnsan ilk cümlede mutluluktan ağlamaya başlar mı? Hem de öyle böyle bir ağlamak değil. Zırıl zırıl yani salya sümük böyle. 

   Dünyanın en güzel şeyi sevildiğini hissetmek gerçekten, birisinin sana değer verdiğini bilmek, hissetmek. Bazı zamanlar kavga ediyorsunuz, tartışıyorsunuz hatta çok kırıldığınız anlar oluyor. Böyle hiç toparlayamayacak gibi hissediyorsunuz. Ama sonra öyle bir sözcük, öyle bir bakış, öyle bir şey oluyor ki insan bir anda kendini dimdik ayakta buluyor. Sizi düşüren yine sizi kaldıran oluyor, yaralarınızı saran oluyor. Üstelik kendi açtığı yaraları sarıyor bir de başkalarının açtıklarını da sarıp iyileştiriyor.

Aşk, sevgi dünyanın en güzel duyguları.

    Ben şimdi gözlerimi kapatıp mutlu olduğum anları düşünüyorum da yarısı onunla hatta daha fazlası. Sonra yine gözlerim kapalı üzgün olduğum anlarımı düşünüyorum yine hepsi onunla. Birisinin sizi üzmesi bile bazen o kadar güzeldir ki çünkü düşünsenize o an üzülmüyor olmanızın tek sebebi onun olmaması olabilir, olmayışı ise acı.

   Üçüncü kez yeni bir yıla girdik. Belki bu son yeni yıl kutlayışımız belki de yıllar sonra üç ufacık gelecek bize. Ama şuan benim için kocaman. Her senenin nasıl kıymetli olduğunu görüyorum. Ne kadar çok şeyin değiştiğini, hayatın bize neler getirdiğini. Ama aramızda ki şeyin değişmediğini görüyorum, büyüdüğünü, geliştiğini ama değişmediğini…

Belki diyeceksiniz ki bunlardan bize ne valla bende bilmiyorum size ne ama paylaşmak güzel.

   O kadar güzel anılar yaşadım ki, iyi ki diyorum iyi ki bu kadar çabalamışım, iyi ki hiç yılmamışım.
Benden size bir öneri hatta belki nasihat, seviyorsanız ve ufacıkta bir umut varsa bırakmayın. Unutmayın koca koca çınarlar bile bir zamanlar sadece birer fidandı. Kim bilir belki sizin de bir çınarınız olur.

   *** Herkese iyi seneler, bu yıl aşık olun, daha fazla sevin, daha fazla mutlu edin ve mutlu olun. Daha fazla gülümseyin. Gözyaşlarınız mutluluk gözyaşı olsun bu yıl. Sevgiyle ve aşkla... ***