27 Mart 2016 Pazar

Tarkan'ın Yeni Albümü!




Tarkanın yeni albümünü dinlediniz mi?
Ben takıldım kaldım resmen. 
Bu arada söylemiş miydim Türk Sanat Müziği çok severim.
Tarkan'ı da severim ama fanı olacak kadar çok olduğu da söylenemez. Çok başarılı bir sese sahip olduğu inkar edilemez tabii. Ama bu albüm bambaşka bir güzel olmuş. Mutlaka dinlemenizi öneriyorum.
Bu hafta gazetede ki köşemde de bu albümden bahsettim, gerçekten bayağı başarılı olmuş.

   Tarkan zaten başarılı, zaten sesi güzel. Ama bu albüm de ki tüm şarkılar da sesi ben buradayım diye bağırıyor. Bir çok Türk Sanat Müziği sanatçısına taş çıkartmış. Onu daha öncede dinlemiştik bu tür de söylerken ama seçtiği parçalardan mıdır bilinmez tam manasıyla ha-ri-ka olmuş.

   Bir kaç gündür günde iki üç kez tüm albümü başa sarıp sarıp dinliyorum. Bence Tarkan bundan sonraki müzik hayatına Türk Sanat Müziği ile devam etse fena olmaz :) Ülkemizin özü Türk Sanat ve Halk müzikleridir. Gündemde, ön planda olan sanatçıların bunları tekrar hatırlatması gerçekten çok önemli yoksa unutulup gidecekler.

   Kısaca mutlaka bir dinleyin. Müzik marketlerin yanı sıra dijital platformlardan da satışa sunulmuş. Etik gereği satın alın desem de internete de çoktan düştü artık karar sizin. ( Ben internetten dinliyorum tabii ama birisi bana alıp hediye etmek isterse kapım açık :D )

    Bu arada Tarkan beş yıldır albüm yapmıyormuş biliyor muydunuz? Beş yıl sonra ilk albüm bu olmuş. Çokta iyi olmuş beş yılı unutturmuştur tüm hayranlarına. Ben öyle hayranı falan değildim hala değilim ama bu albümün hayranı oldum. Bu arada albümün çıkış tarihi 11 Mart yani daha yep yeni. He bir de adıda "Ahde Vefa" Ve de 9. stüdyo albümüymüş. Bunlar da diğer detaylardı.


Haydi öpüldünüz kuzular, görüşürüüüzzz :D

26 Mart 2016 Cumartesi

YOUTUBE KANALLARI BURADA / 1

Merhabalaaaarrrr,




Bugün sizlere sıkı takipçisi olduğum ve eminim çoğunuzun tanıdığı bazı Youtube kanallarından bahsedeceğim. Yaptıkları iş aslında bizden çokta farklı değil tek fark bizler yazmayı onlar kamera karşısında olmayı tercih ediyor. İkisinin de ayrı ayrı zorlukları var doğrusu. Bir de şu var ki Youtube içinde bulunduğumuz dönemde daha çok rabet gören bir platform.
Her neyse  gelelim asıl mevzuya yani ben kimleri takip ediyorum ve onlar hakkında neler söyleyeceğim,

DUYGU ÖZASLAN


Kendisi bir makyaj vloggerı. Yani bu ne demek? Kendisi makyaj ve kozmetik üzerine içerik üretip bunu izleyenlere sunuyor. İzlemeye başladığım günden beri özellikle teknik anlamda en çok gelişme gösteren vlogger kendisi.
Makyajın m'sini bilmiyorken ondan bayağı şey öğrendiğimi söyleyebilirim. Yani benim makyaj hayatım Duygu ile başladı. Son zamanlar da profesyonelleşmeye başlamanın da etkisiyle doğallığını biraz kaybetmeye başladığını düşünsem de yinede izlenmeye değer olduğunu, çok başarılı olduğunu ve daha da başarılı işlere imza atacağını düşünüyorum. Kanalına buradan ulaşabilirsiniz.

MERYEM CAN


Bence kesinlikle Youtube' da ki en tatlı kişi Meryem Can. Kanalını oldukça büyük bir hızla büyüttüğünü söyleyebiliriz, nasıl olduğunun sırrını cidden merak ediyorum. Çok neşeli, enerjik bir kız bu yüzden tüm enerjisini izlerken size de yüklüyor ben en çok bu açıdan seviyorum sanırım. Hiç bir yapmacıklığı olmadan tüm doğallığı ile karşınıza geçtiğinden ben bayağı seviyorum. Şu konuda bir vlogger diyemeceğim sanırım ortaya karışık takılıyor. Bir bakıyorsunuz komikli bir şey bir bakıyorsunuz oda ne! Günlük makyaj. Beğeniyle takip ediyorum. Kanalına buradan ulaşabilirsiniz.

ORKUN IŞITMAK


Güzel içerikleri ve aşırı fazla abonesi olan Orkun ara sıra komikli videolar çekerken sanırım bazen oyun videoları da çekiyor -oyun videoları ilgi alanım değil :D- Çok enerjik ve aşırı sevimli olduğundan izlemekten büyük keyif alıyorum. Gerçekten inanılmaz komik olabiliyor. Kanalına buradan ulaşabilirsiniz.


RUHİ ÇENET


Katil zanlısı gibi çıktığı bu fotoğrafı seçme sebebim sanırım katil olabileceğini düşünmem. Tanımayan yoktur sanırım. Neden korku videoları olduğunu anlayamadığım ama yüklediği şeyleri de izlemekten kendimi alamadığım kişi. Gerçi sanıyorum ki artık farklı tarzlarda videolar yükleyecekmiş. Zaten ödümüzü yeterince patlatmıştı. Bir nesli daha korkudan öldürerek amacına ulaştığı için kendisini tebrik ediyor ve kendisi hakkında ki yazımızı şu cümlelerle sonlandırıyoruz "mutlak olan kaderde mutlak olmayan bazı şeyler vardır içinize sonsuza dek dehşet şaçar ve düşündükce ruhunuz hastalanır." Kanala buradan ulaşabilirsiniz.


GÖRKEM KARMAN


Aslında Görkem'i blog sayfası sayesinde tanıdım ilk kez. Oda Duygu gibi makyaj vloggerı. Daha sonra da zaman zaman bir kaç videosunu izlemeye başladım. Youtube'dan sürekli takip etmesem de Snapchatten daima takipte olduğum bir vlogger. Kedisi Üzüm'e bayılıyorum. Güzel bilgiler veren, oldukça sorumluluk sahibi birisi. Yaptığı işi sevdiği ve değer verdiği her halinden anlaşılıyor. Güzel, pozitif enerjisi insana iyi geliyor. Mutlaka tavsiye ederim. Buradan kanalına ulaşabilirsiniz. Bloguna ulaşmak için ise tık tık. 


Youtube kanallarından bahsettiğim yazı dizininin ilkini okudunuz. Yaklaşık 3 veya 4 yazıdan oluşacak bu dizin için takipte kalın. Hepinizi kocaman öpüyorum canlarım.





22 Mart 2016 Salı

Hayat Güzel ve Hayat Kötü!




**Okumaya başlamadan önce sizden ricam bu şarkı ve okumaya aynı anda başlamanız. Ancak o zaman yazının anlamını hissedebileceğinizi düşünüyorum.



Spotlight Soundrack

   Bazı zamanlar, bazı hisler olur ya... Sizce hayat gerçekten nedir? diye sorduran, hissettiren...
Bazı müzikler vardır ya hani, acının tam ortasından geçen. Bazı görüntülerden daha gerçek, her şeyi yüzünüze birer birer çarpan ve sizi derinlere daldıran.

   Hayat güzel ve hayat kötü... Ne kadar büyük bir ironi değil mi hayat? Öylece zamanda asılı kalmışız gibi. Aslında tek başımızaymışız ve başka kimse yokmuş gibi... Sanki koca dünya da bir tek benmişim de diğer her şey bir görüntü gibi... Sanki gözlerimi kapatıp açsam kapkara bir boşlukta uyanacakmışım gibi. 

   Bazı zamanlar kendimi sanki uzaktan izliyormuşum gibi ; sanki iki tane ben varmışta oracıkta oturuyor kendi yaşamımı izliyormuşum gibi... Sanki sadece o derin sızı geldiğinde tek kişi oluyor, o ikinci ben bu anlarda gidiyormuş da dünya tam da işte o zaman tüm sessizliği ile beni içine alıyormuş gibi, sanki işte o an gerçekten insan oluyormuşum gibi...

   Bazı müzikler...

   Koca dünyanın tüm kötülükleri bir anda görünür kılınmış gibi... İçimin sesleriyle dolu sanki dünya.

   Bazı anlar olur ya... İçindeki ağır sızıdan başka şey hissetmessin. Sanki kalbin atmaz, kanın akmaz olur, atsa duyacak olursun. Sanki o an yaprak kımıldamaz, kuş ötmez olur, tüm çiçeklerin kokusu unutulur.

   Hayat güzel ve hayat kötü...

8 Mart 2016 Salı

Haftanın Blogu Seçilince: HOŞ GELDİNİZ! :)




   MERHABALAAARRR,

   Bu yazımı Cafe Tigris'in beni haftanın blogu seçmesi üzerine yazıyorum.
Umarım fazla gecikmemişimdir, okul falan derken ancak fırsat oldu.
Benimle ilgili olarak çok güzel şeyler yazmış, okuyunca nasıl mutlu oldum anlatamam. Buradan girerek siz de okuyabilirsiniz :)
Kendisi de çok güzel kalbi olan birisi, her zaman güzel duyguları, düşünceleri ile gülümsememizi sağlayan, blog sayesinde tanıdığım en değerli insanlardan birisi oldu. Çok tatlı bir insan.
Buradan da kendisine çok teşekkür ediyorum.

   Blog hayatıma 4 Aralık günü başladım bakıyorum da sadece 4 ay geçmiş. Aslında çok kısa bir süre ama ben yıllardır blog yazan birisi gibi hissediyorum kendimi. Sanki yıllardır yazıyorum ve her birinizi de yıllardır tanıyorum. "Burayı yuvaya çevirebilirim umarım" demiştim ve en azından kendim için başarılı olabildiğimi görüyorum.

   Şuan 90 takipçim var ve her geçen gün artıyor, ben bloga başlarken bunun 10 bile olacağını tahmin edemezdim. Hatta bırakın takip etmeyi beni 10 kişinin okuyacağını bile sanmazdım. Bu yüzden okuyan, takip eden, seven herkese çok teşekkür ederim. Hepinizi gerçekten çok seviyorum. Her biriniz hayatıma güzellik katıyorsunuz bunun için hepinize minnettarım.

   Umarım amacına ulaşan bir yazı olmuştur, herkese mutlu günler :)



3 Mart 2016 Perşembe

Neler Yapıyorum?



     
   Saat 01:53 feci şekilde uykum var. Ama buraya yazmadan yatmak ve uyumak istemiyorum. Burası benim için sığınılacak bir liman oldu ilk açtığım günden beri ve her şey iyi giderken o limanı terk etmek istemiyorum.
Fazla şey yapmadan kısmen yorucu bir gün geçirdim. Sandalye tepesinde oturarak iki saatlik filmi neredeyse üç saatte izledim. Günün önceki kısmında ise yarın ki sınav için biraz çalışmam gerekiyordu. Film Oscar' da en iyi film olarak seçilen Spotlight idi. Sinemada izlemeye fırsat bulamamıştım, pişman oldum gerçekten.


Onun hakkında gazetede ki ikinci köşe yazım için bir yazı yazıyordum. Yazarken onu seçtiğime pişman oldum doğrusu çünkü filmden aldığım duyguyu bir gazete yazısında yazması oldukça zorlu geldi. Geçtiğimiz pazarın yazısını blogumdan almıştık ve kafam oldukça rahat başlamıştım gazete hayatına ancak bu hafta özel olarak gazete için yazınca aslında pekte kolay olmadığı görmüş oldum.

   Buraya yazacakta tonla şeyim var ajandama not edilmiş aslında bakarsanız ama sebepsizce o kadar uzun fırsatım olmuyor yazacak ancak sizleri ve buraya yazmayı epeyi özlüyorum.
Gazeteye daha göndermedim bile fakat siz yabancı değilsiniz spoiler verebilirim, filmi oldukça fazla beğendim. Gerçekten en iyi film seçilmesi yanlış olmamış izlerken tüylerimi diken diken etti. Gazete yazımı da internetten takip edebilirsiniz linkini bırakıcam şimdi aşağıya. Geçen haftaki yazımı da her pazar girip bakabileceğiniz linkide.

Herkese sevgiler, çok çok öpüldünüz :)

Geçen pazar ki yazıma buradan ulaşabilirsiniz. ( Blogtan alınmıştır. )
Bu bağlantı ile de her pazar yazılarıma sırası ile ulaşabilirsiniz : Tık tık :)